Dominant kadınlar mutlu mu?

Dönemler değişip evliliklerin çehresi değişse de, eski neslin ataerkil aile yapısının yerini günümüzün kadın ve erkeğin eşit basamaklarda durduğu, aile reisliğinin tek başına erkeğin sırtında değil de eşlerin birlikte üstlendiği, ortak kararlarla hayatı paylaştıkları evlilikler çoğalsa da, evliliklerde yaşanan sorunların konu başlıkları çok fazla değişmedi. Her dönemin evlilik sorunlarında ortak konular vardır. makalenin devamı için tıklayınız...


Rol karmaşası

Evliliklerde arkadaşlık elbette çok önemli ama en sevdiğimiz dostumuzla evlenmeye kalkmıyoruz öyle değil mi?

En çok üzüldüğüm , en adaletsiz görünen ama bir o kadar hayatın içinden tablolar ; duygular değişince geriye kalanlar

Aşk, sevgi namına bütün duygular bitmiş. Görseniz birbirlerine o kadar önem ve değer veriyorlar ki! Ama tanımları hep çocuğumun annesi/babası, en iyi arkadaşım, dostum sıfatları üzerine kurulu.Eşinizle arkadaş da olmak istemeniz elbette önemli ama en sevdiğiniz dostunuzla evlenmeye kalkmanız saçma olmaz mı? makalenin devamı için tıklayınız...


Evlenmeden önce...

Evlilik kararı almadan önceki dönem, çiftlerin birbiriyle uyumunu değerlendirebileceği, bir ömür boyu birlikte olup olamayacağını anlayabileceği bir dönem aslında. Peki, nelere dikkat etmeliyiz?

Flört dönemi heyecan dolu, aşkın doyasıya yaşandığı, her anına bir anlam yüklenen, ilişkinin belki de en güzel dönemi. Keşfetmenin, kendini anlatmanın tadına varılan, birlikte yaşanan her ‘ilk’te biraz daha yoğun duygular tadılan, heyecan dolu bir dönem. makalenin devamı için tıklayınız...


Çemberin Dışına Çıkmak

Severek izlediğim bir komedi dizisi var. Adı “Herkes Raymond’u sever” (Everybody Loves Raymond). Dizi, üç çocuklu bir çiftin, erkeğin aynı sokakta oturan ailesiyle iç içe geçmiş ilişkilerini ironik bir dille anlatıyor. Yetişkin bir adamın anne ve babasıyla olan iniş çıkışlı ilişkileri, aslında birbirini çok seven karı kocanın, bu müdahaleci aile sebebiyle sık sık kavga etmeleri ve özellikle bu konuda ırk ve millet ayrımı olmadığını gösteren gelin kayınvalide kavgaları, son derece abartısız ve doğal bir komediyle işleniyor. makalenin devamı için tıklayınız...


Kadın Kadının Düşmanı

Siz hiç “ Aman canım… Tamam kadın süper görünüyor da, her yanı estetik. Ih ıh istemem… doğal değil.” Diyen bir erkek gördünüz mü?

Onlar sonuca bakar. Kadın güzel mi, güzel. Bitti.

Bırakın kadınları, Rocky’i bile eleştirmez zavallılar. En fazla, “Ben de bir ay vücut çalışsam, benim de kaslarım böyle olur” diye mırıldanırlar. Bir ay da o koca göbeğin, omuzlara kayıp kas olması hayaliyle yaşarlar en fazla. makalenin devamı için tıklayınız


5 Duyumuz ve Aşk

“Aşk başa gelince akıl tatile çıkar” denir ya, aşk hakikaten önce başa geliyor. Yani kalpten değil, baştan ve beyinden başlıyor. Kalbe deli gibi atmasını beyin söylüyor. Tansiyonumuz artıyor, avuçlarımız terliyor…. Peki ama neden o? Neden bir başkasına değil de ona aşık oluyoruz?

Aşk, ne kadar deli bozuk bir duygu olsa da, aşık olunca gönül ferman dinlemese de, önce beş duyumuzun onayını alıyor. Nasıl mı?    makalenin devamı için tıklayınız...


Kadınlar neden nefret eder?

Kadınlar hep daha romantik. Sevdiği adamla bir ömür boyu mutlu yaşayacağı inancıyla evlilik imzası atan kadınlar, hep daha anaç. Mutsuz da olsa çocuklarını babalarından uzaklaştırmamak için devam eder, katlanır.

Kadınlar hep daha güçlü. Derdini anlatmaya çalışır, yardım almayı teklif eder, elinden gelenin fazlasını yapar. Ama sonunda kadınlar da bazen yorulur, pes eder ve gider. makalenin devamı için tıklayınız...


İnatlaş-ma!

İnatlaşmanın çocuklara özgü bir davranış kalıbı olduğunu zannediyorsanız çok yanılıyorsunuz. Çocuklukta “bu benim” diyerek oyuncak çekiştirmeyle başlayan inatlaşma ,bazen bilinç dışı faktörlerle “sen öyle yaparsan ben de bunu yaparım” ya da “senin annen karışıyorsa benim annem de karışacak” diye sürüp gidiyor.

İlişkilerde en çok karşılaşılan sorunlardan biri de inatlaşmaktır. Kendi düşüncesinde takılı kalan, dediğinin kabul görmesi konusunda ısrarcı davranan inatçı kişi makalenin devamı için tıklayınız...